Makaleler


adlİ sİcİl ve arŞİv kaydinin sİlİnmesİ

ADLİ SİCİL VE ARŞİV KAYDININ SİLİNMESİ

5352 SAYILI ADLİ SİCİL KANUNUNA GÖRE

ADLİ SİCİL VE ARŞİV KAYDININ SİLİNMESİ VE MEMNU HAKLARIN İADESİ


                                                                                                              İbrahim ÇİÇEK

                                                                                                                 Şişli Cumhuriyet Savcısı

Adli sicil Türkiye’de  25 Nisan 1917 tarihli Sicil-i Adli Nizamnamesi ile kurulmuş, daha sonra 6 Eylül 1944 tarihli ve 4664 sayılı Adli Sicil Kanunu çıkarılmıştır. Daha sonra mevcut eksikliklerin giderilmesi amacıyla 29 Kasım 1990 tarihli ve 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu yürürlüğe girmiştir.

5237 sayılı TCK’nun kabulüyle 765 sayılı TCK’nun dan farklı bir yaptırım rejimi benimsenmiştir. Bu sistemde, ceza hukuku yaptırımı olarak ceza ve güvenlik tedbiri ayırımına yer verilmiştir. Cezalar, hapis ve adli para cezası olarak bir ayırıma tabi tutulmuştur. Böylece, 765 sayılı Kanunda benimsenen asli ceza ve fer'i ceza ayırımı ve bu kanundan farklı olarak, belli bir suçtan mahkumiyete bağlı olarak kişiyi ömür boyu belli haklardan yoksun bırakacak yaptırım sistemi terkedilmiştir.

22.11.1990 tarihli ve 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun da 5237 sayılı TCK’nun da benimsenen bu yaptırım sistemine uyumunu sağlamaya yönelik olarak değiştirilmesi gereği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle 22.11.1990 tarihli ve 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun yerine yeni Türk Ceza Kanununda benimsenen bu yaptırım sistemine uyumunu sağlamaya yönelik olarak 31.05.2005 tarih ve 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu kabul edilmiştir.

Adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesinde Adli Sicil Kanunu 9, 12 ile geçici 2. maddeleri ve Adli Sicil Yönetmeliğinin 11 ve 13 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 1 Haziran 2005 tarihinden sonra adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi ile 1 Haziran 2005 tarihinden önceki kayıtlar açısından ayrı ayrı koşullar öngörülmüştür. Ayrıca 19.12.2006 tarih ve 5560  sayılı Kanunla yapılan değişiklik  ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanununa eklenen 13/A madde gereğince 5237 sayılı TCK nun dışındaki kanunlarda Yasaklanmış Hakların Geri Verilmesi kabul edilmiştir.

ADLİ SİCİL BİLGİLERİN SİLİNMESİ 

Adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesinde Adli Sicil Kanunu 9, 12 ile geçici 2 nci maddeleri ve Adli Sicil Yönetmeliğinin 11 ve 13 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 1 Haziran 2005 tarihinden sonra adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi ile 1 Haziran 2005 tarihinden önceki kayıtlar açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

Adlî sicildeki bilgiler;

v Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,

v Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,

v Ceza zamanaşımının dolması,

v Genel af,

Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.

v Genel af halinde silme işlemi Genel Müdürlükçe re'sen yapılarak kayıtlar arşive alınır.

Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir. İlgilinin ölümü halinde, kişinin ölümünü tevsik eden resmî belgenin Genel Müdürlüğe ulaşmasını müteakip adlî sicil kaydı tamamen silinir. Ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ölüm bilgileri ise nüfus kayıt bilgileri ile birlikte en geç üç gün içinde ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca Genel Müdürlüğe bildirilir

Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup, kesinleşmiş olan mahkûmiyet kararının Türk hukuku bakımından doğurduğu hak yoksunluklarına ilişkin olarak Cumhuriyet savcısının istemi üzerine mahkemece verilen karar üzerine adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2005 tarihinde 3682 sayılı Adli Sicil Kanunun 8. maddesine göre süre yönünde silme koşulu oluşmayan kayıtların geçici 1. maddesinde belirtilen 5 yıllık süre içerisinde Genel Müdürlükçe adli sicilden çıkartılarak arşiv kayıtlarına aktarılacağı belirtilmiştir. Ancak bu işlemin yapılabilmesi için verilmiş cezanın infaz edilmiş olması gerekir. Bu süre 5 yıl olarak öngörülmüş olup, kanunun yürürlüğe girdiği tarih dikkate alındığında sürenin son tarihi 1 Haziran 2010 dir.

ADLİ SİCİL VE ARŞİV BİLGİLERİN SİLİNMESİ

Arşiv bilgileri:

  • İlgilinin ölümü üzerine ve
  • Her halde kaydın girildiği tarihten itibaren seksen yılın geçmesiyle tamamen silinir.
  • Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir.
  • Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.

İlgilinin ölümü halinde, kişinin ölümünü tevsik eden resmî belgenin Genel Müdürlüğe ulaşmasını müteakip adlî sicil kaydı tamamen silinir. Ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ölüm bilgileri ise nüfus kayıt bilgileri ile birlikte en geç üç gün içinde ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca Genel Müdürlüğe bildirilir.

Bu hallerde silme işlemi, Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakan’ın onayı ile kurulan komisyonca re’sen yapılır.

YASAKLANMIŞ HAKLARIN GERİ VERİLMESİ

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesindeki düzenlemeye göre, belli bir suçtan mahkumiyete bağlı süresiz hak yoksunluğundan bahsedilemez. İşlediği suç dolayısıyla toplumda kişiye karşı duyulan güven sarsıldığı için suçlu kişi, Özellikle güven ilişkisinin varlığını gerekli kılan belli hakları kullanmaktan yoksun bırakmaktadır. Ancak, bu hak yoksunlukları süresiz değildir. Cezalandırılmakla güdülen asıl amaç, işlediği suçtan dolayı kişinin etkin pişmanlık duymasını sağlayıp tekrar topluma kazandırılması olduğuna göre, 53 üncü maddede suça bağlı hak yoksunluklarının daha belli bir süreyle sınırlandırılması yönünde düzenleme yapılmıştır. Türk Ceza Kanununda, belli bir suçu işlemekten dolayı ceza mahkumiyetinin sonucu olarak ömür boyu devam edecek bir hak yoksunluğu söz konusu olmadığı için, yasaklanmış hakların geri verilmesi müessesesine ilişkin düzenleme yapılmamıştır.

5352 sayılı Adli Sicil Kanununa eklenen Geçici 2. maddesine yapılan bir ilaveyle; diğer kanunlardaki kasıtlı bir suçtan dolayı belirli süreyle hapis cezasına veya belli suçlardan dolayı bir cezaya mahkum olan kişilerin, belli hakları kullanmaktan süresiz olarak yoksun bırakılmasına ilişkin hükümleri saklı tutulmuştur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki çeşitli kanunlardaki süresiz hak yoksunluğu doğuran bu hükümlere rağmen, yasaklanmış hakların geri verilmesi yolunun kapalı tutulması, uygulamada ciddi sorunlara yol açacaktır. Bu sorunların çözümüne yönelik olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki çeşitli kanunlardaki kasıtlı bir suçtan dolayı belirli süreyle hapis cezasına veya belli suçlardan dolayı bir cezaya mahkum olan kişilerin süresiz olarak kullanmaktan yasaklandıkları hakları tekrar kullanabilmelerine imkan tanıyan bir düzenleme yapılmasına ihtiyaç duyulduğundan 19.12.2006 tarih ve. 5560 sayılı  Kanunla yapılan değişiklik sonucu 5352 sayılı Adli Sicil Kanununa eklenen madde gereğince 5237 sayılı TCK nun dışındaki kanunlarda YASAKLANMIŞ HAKLARIN GERİ VERİLMESİ kabul edilmiştir.

            Buna göre;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunların belli bir suçtan dolayı veya belli bir cezaya mahkûmiyete bağladığı hak yoksunluklarının giderilebilmesi için, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilir.

Bunun için;

v Mahkûm olunan cezanın infazının tamamlandığı tarihten itibaren BEŞ YILLIK bir sürenin geçmiş olması,

v Kişinin bu süre zarfında YENİ BİR SUÇ İŞLEMEMİŞ OLMASI ve dürüst bir insan olarak hayatını sürdürdüğü hususunda mahkemede bir kanaat oluşması,

gerekir.

Yasaklanmış hakların geri verilmesi için;

  • Hükümlünün veya vekilinin talebi üzerine,
  • Hükmü veren mahkemenin veya hükümlünün ikametgahının bulunduğu yerdeki aynı derecedeki mahkemenin karar vermesi gerekir.

Mahkeme bu husustaki kararını,

  • Dosya üzerinde inceleme yaparak ya da
  • Cumhuriyet savcısını ve hükümlüyü dinlemek suretiyle verebilir.

Þ    Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebi üzerine mahkemenin verdiği karara karşı, hükümle ilgili olarak Ceza Muhakemesi Kanununda öngörülen kanun yoluna başvurulabilir. Bu kanun yolu 5271 sayılı CMK nun  267 ve devamı maddelerinde düzenlenen İTİRAZ başvuru yoludur.

Þ    Yasaklanmış hakların geri verilmesine ilişkin karar, kesinleşmesi halinde, ADLÎ SİCİL ARŞİVİNE kaydedilir.

Þ    Yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna başvurulması nedeniyle oluşan bütün MASRAFLAR hükümlü tarafından karşılanır.

v Mahkûm olunan cezanın infazına genel af veya etkin pişmanlık dışında başka bir hukuki nedenle son verilmiş olması halinde, yasaklanmış hakların geri verilmesi yoluna gidilebilmesi için, hükmün kesinleştiği tarihten itibaren mahkûm olunan cezaya tekabül eden ceza zamanaşımı süresi kadar bir sürenin geçmesi gerekir.

          GEÇİCİ 2.MADDE GEREĞİNCE

5352 sayılı Adli Sicil Kanununun yürürlüğe girmeden önce 3682 sayılı Kanunun 8 ve 9 . maddelerinde öngörülen sürelerin dolması halinde,

Adli Sicil Kaydı bulunanların;

  • Adli Sicil Kaydı,
  • Mahkeme Kararı,
  • Yerine Getirme Fişi ile
  • Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne hitaben yazılacak bir dilekçe ile müracaat edildiğinde Genel Müdürlükçe adli sicil kaydı resen silinir.

Ancak,  Anayasanın 76 ncı maddesinde düzenlenen suçlar ile madde metninde “affa uğramış olsa bile” ibaresinden sonra sayılan özel kanunlardaki suçlar silinecek ancak arşive kaydedilecektir.

5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2. maddesiyle 1 Haziran 2005 tarihine kadar 3682 sayılı Adli Sicil Kanunun 8 ve 9. maddelerine göre silinme koşulları oluşan kayıtlar Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın bir defaya mahsus olmak üzere, Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakanlığının onayı ile teşekkül edecek komisyon tarafından adli sicilden çıkarılır. Ancak,  Anayasanın 76 ncı maddesinde düzenlenen suçlar ile madde metninde “affa uğramış olsa bile” ibaresinden sonra sayılan özel kanunlardaki suçlar silinecek ancak arşive kaydedilecektir. Bu süre geçici 1. maddede 5 yıl olarak öngörülmüş olup, kanunun yürürlüğe girdiği tarih dikkate alındığında sürenin son tarihi 1 Haziran 2010 dir.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır. Anayasanın 76 ncı maddesi ile özel kanun hükümleri saklıdır.

Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vâki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.

 765 sayılı TCK’ da düzenlenip 5237 sayılı TCK’da düzenlenmeyen ve kabahatler kanunu ile  idari cezaya dönüştürüldüğünden 1 haziran 2005 tarihinde itibaren adli sicile bildirilmeycek olup, önceden girilenler adli sicil ve istatistik  genel müdürlüğünce re’sen kayıtlardan çıkarılması gerekir.

            Adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesinde Adli Sicil Kanunu 9, 12 ile geçici 2 nci maddeleri ve Adli Sicil Yönetmeliğinin 11 ve 13 maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 1 Haziran 2005 tarihinden sonra adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesi ile 1 Haziran 2005 tarihinden önceki kayıtlar açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir.

v SUÇ TARİHİ 1 HAZİRAN 2005 TARİHİNDEN SONRA OLAN KAYITLARIN SİLİNMESİ:

5352 Sayılı Adli Sicil Kanunu yürürlükten kaldırılan 3682 sayılı Adli Sicil Kanunundan farklı olarak süreye bağlı olarak adli sicil kayıtlarının silinmesi koşullarını ortadan kaldırmıştır. Bu 5237 sayılı TCK nun 53. maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmaktadır. 5237 sayılı TCK nun 53. maddesindeki düzenlemeye göre tüm hak yoksunlukları cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması ile ortadan kalktığından  artık bunun adli sicile kaydedilmesi gerekmediğinden sadece hak yoksunluğu doğuran kesinleşmiş fakat infaz edilmemiş mahkumiyet karar özetleri adli sicile kaydedilmektedir.

  • ADLİ SİCİL KAYDININ SİLİNMESİ

Suç tarihi 1 Haziran 2005 ‘den sonra olan mahkumiyetlerde adli sicil kaydın silinmesi;

Þ    5352 sayılı Adli Sicil Kanunun 9. maddesi,

Þ    Adli Sicil Yönetmeliğinin 11. maddesinde düzenlenmiştir.

Adli Sicil Bilgileri;

ü  Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,

ü  Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran

  • şikayetten vazgeçme veya
  • etkin pişmanlık,

ü  Ceza zamanaşımının dolması,

ü  Genel af,

Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.

ü  Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.

ð  Adlî sicildeki bilgiler; cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması, ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık, ceza zamanaşımının dolmasına ilişkin bildirme fişinin Genel Müdürlükteki merkezi sisteme girilerek güncellenmesini müteakip Genel Müdürlük tarafından silinerek arşiv kaydına alınır.

ð  Genel af halinde silme işlemi Genel Müdürlükçe re’sen yapılarak kayıtlar arşive alınır.

ð  İlgilinin ölümü halinde, kişinin ölümünü tevsik eden resmî belgenin Genel Müdürlüğe ulaşmasını müteakip adlî sicil kaydı tamamen silinir. Ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ölüm bilgileri ise nüfus kayıt bilgileri ile birlikte en geç üç gün içinde ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca Genel Müdürlüğe bildirilir.

ü  Adli sicildeki kayıt sadece ilgilinin ölümü, kanunun mülga olması veya suçun idari niteliğe dönüşmesi üzerine tamamen silinir. Bunun dışındaki hallerde bütün kayıtlar adli sicil kaydından silinerek arşiv kaydına alınır.

Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması bihakkın tahliye tarihinin tamamlanması anlamına gelir.

Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup adlî sicile kaydedilen

ü  Hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır.

ü  Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.

Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemeler tarafından verilen mahkumiyet hükümlerinde, sadece mahkumiyet hükümleri gönderildiği ancak infazın yapıldığına dair hükmün gönderilmemesi nedeniyle 5352 sayılı kanun böyle bir düzenleme getirilmiştir.

  • ADLİ SİCİL VE ARŞİV KAYDININ SİLİNMESİ

Suç tarihi 1 Haziran 2005 ‘den sonra olan mahkumiyetlerde adli sicil arşiv kaydın silinmesi;

Þ    5352 sayılı Adli Sicil Kanunun 12. maddesi,

Þ    Adli Sicil Yönetmeliğinin 13. maddesinde düzenlenmiştir.

Adli Sicil Arşiv Kaydın Silinmesi;

ü  Arşiv bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine,

ü  Her halde kaydın girildiği tarihten itibaren 80 yılın geçmesiyle tamamen silinir.

ü  Fiilin kanunla suç olmaktan çıkarılması halinde, bu suçtan mahkûmiyete ilişkin adlî sicil ve arşiv kayıtları, talep aranmaksızın tamamen silinir.

ü  Kanun yararına bozma veya yargılamanın yenilenmesi sonucunda verilen beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararına ilişkin adlî sicil ve arşiv kaydı tamamen silinir.

İlgilinin ölümü halinde, kişinin ölümünü tevsik eden resmî belgenin Genel Müdürlüğe ulaşmasını müteakip adlî sicil kaydı tamamen silinir. Ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ölüm bilgileri ise nüfus kayıt bilgileri ile birlikte en geç üç gün içinde ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca Genel Müdürlüğe bildirilir.

Bu hallerde silme işlemi, Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakan’ın onayı ile kurulan komisyonca re’sen yapılır.

5352 sayılı Adli Sicil Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki adli sicil ve arşiv kayıtları hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vâki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.

v SUÇ TARİHİ 1 HAZİRAN 2005 TARİHİNDEN ÖNCEKİ KAYITLARIN SİLİNMESİ:

1 Haziran 2005 tarihinden önce 3682 sayılı Adli Sicil Kanuna göre silinme koşulu oluşup oluşmadığına göre ayırım yapmak gerekir.

  • 1 HAZİRAN 2005 TARİHİNDEN ÖNCE 3682 SAYILI KANUNA GÖRE SİLİNME KOŞULU OLUŞAN KAYITLARIN SİLİNMESİ:

5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2. maddesiyle 1 Haziran 2005 tarihine kadar 3682 sayılı Adli Sicil Kanunun 8 ve 9. maddelerine göre silinme koşulları oluşan kayıtlar Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın bir defaya mahsus olmak üzere, Genel Müdürlüğün teklifi ve Bakanlığının onayı ile teşekkül edecek komisyon tarafından adli sicilden çıkarılır. Ancak,  Anayasanın 76 ncı maddesinde düzenlenen suçlar ile madde metninde “affa uğramış olsa bile” ibaresinden sonra sayılan özel kanunlardaki suçlar silinecek ancak arşive kaydedilecektir. Bu süre geçici 1. maddede 5 yıl olarak öngörülmüş olup, kanunun yürürlüğe girdiği tarih dikkate alındığında sürenin son tarihi 1 Haziran 2010 dir.

3682 sayılı Kanunun 8. maddesindeki silme koşulları süre yönünden aynen uygulanacaktır. Ancak  evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veya daha ağır bir cezaya mahkum olmaması şartı aranmayacaktır.

Ayrıca silme koşulları oluşan adli sicil kayıtları ilgili mahkemelerce doğru silindiğinde Genel Müdürlükçe bu işlem yerine getirilir.

765 sayılı TCK’ nunda düzenlenip de, 5237 sayılı TCK nun da düzenlenmeyen veya idari para cezasına dönüştürülen mahkumiyetlere ilişkin kayıtlar 1 Haziran 2005 tarihinden itibaren re’sen adli sicil kayıtlarından Genel Müdürlükçe çıkarılır.

Yanlışlıkla girilen ve mükerrer olan kayıtlar, af yasaları kapsamında kalan kayıtlar ile cezanın çektirilmesinin ertelenmesine ilişkin bilgiler zamanaşımı süresi sonunda Genel Müdürlükçe re’sen adli sicilden çıkarılır. 

  • 1 HAZİRAN 2005 TARİHİNDEN ÖNCE 3682 SAYILI KANUNA GÖRE SİLİNME KOŞULU OLUŞMAYAN KAYITLARIN SİLİNMESİ:

5352 sayılı Adli Sicil Kanunun yürürlüğe girdiği 1 Haziran 2005 tarihinde 3682 sayılı Adli Sicil Kanunun 8. maddesine göre süre yönünde silme koşulu oluşmayan kayıtların geçici 1. maddesinde belirtilen 5 yıllık süre içerisinde Genel Müdürlükçe adli sicilden çıkartılarak arşiv kayıtlarına aktarılacağı belirtilmiştir. Ancak bu işlemin yapılabilmesi için verilmiş cezanın infaz edilmiş olması gerekir.

Arşiv kayıtların silinme koşulları ise 5352 sayılı Adli Sicil Kanunun geçici 2. maddenin 2. fıkrasında düzenlenmiştir. Ancak bu düzenleme Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için geçerlidir.

Yanlışlıkla girilen ve mükerrer olan kayıtlar, af yasaları kapsamında kalan kayıtlar ile cezanın çektirilmesinin ertelenmesine ilişkin bilgiler zamanaşımı süresi sonunda Genel Müdürlükçe re’sen adli sicilden çıkarılır.

3682 sayılı Adli Sicil Kanunun 8. maddesine göre;

Cezanın çekildiği veya ortadan kalktığı veya düştüğü tarihten itibaren;

ü  Kabahatten mahkumiyet halinde, diğer bir cürüm veya kabahatten dolayı bir yıl içinde,

ü  Basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma ve dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile beş yıldan fazla ağır hapis ve hapis cezasına mahkumiyetler on yıl içinde,

ü  Beş yıl veya daha az ağır hapis veya hapis veya ağır para cezasına mahkumiyet halinde diğer bir cürümden dolayı beş yıl içinde,

ü  Basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma ve dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlar ile beş yıldan fazla ağır hapis ve hapis cezasına gerektiren suçlara mahkumiyetlerin; suçu işlediği zaman onsekiz yaşını doldurmamış olan küçükler hakkında verilmesi halinde diğer bir cürümden dolayı beş yıl içinde,

ü  Beş yıl veya daha az ağır hapis veya hapis veya ağır para cezasına mahkumiyet halinde suçu işlediği zaman onsekiz yaşını doldurmamış olan küçükler hakkında verilmesi halinde diğer bir cürümden dolayı iki yıl içinde,

Evvelce verilen ceza cinsinden bir cezaya veya daha ağır bir cezaya mahkum olunmadığı takdirde,

ð  İlgilinin,

ð  Cumhuriyet savcısının veya

ð  Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine

ð  Hükmü veren mahkemece veya

ð  Talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince duruşma yapılmaksızın adli sicildeki kaydın çıkartılmasına karar verilir.

Ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde ise, bu tarih esas alınır. Bu kararların bir örneği Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğüne gönderilir.

Kanunlarda yapılacak değişiklikler sonucu suç olmaktan çıkarılan veya idari nitelikte cezaya dönüştürülen suçlarla ilgili bilgiler Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce resen adli sicil kayıtlarından çıkartılır.

Ölen veya 80 yaşını tamamlamış hükümlülere ait adli sicil kayıtları Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce merkezi, bölgesel ve mahalli adli sicilden çıkarılır.

Anayasanın 76 ncı maddesinde düzenlenen suçlar ile madde metninde “affa uğramış olsa bile” ibaresinden sonra sayılan özel kanunlardaki suçlar silinecek ancak arşive kaydedilecektir.

(İbrahim Çiçek tarafından yazılan bu yazı Terazi Dergisinde yayınlanmıştır)



Bizi sosyal medyadan izleyin!