Hukuk ve Haklarınız

hukukumuzda İmza ve İmza İncelemesİ

HUKUKUMUZDA İMZA VE İMZA İNCELEMESİ

İMZA VE İNCELEMESİ

2525 sayılı Soyadı Kanununun 2. maddesi “söyleyişte, yazılışta, imzada öz ad önde soyadı sonda kullanılır” diyerek imzanın atılış şeklini düzenlemiştir. Bu yasal düzenleme ile imzada önce adın sonra soyadının yazılması belirlenmiştir.

6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 15. Maddesi

“İmzanın,borç altına girenin el yazısı ile atılması zorunludur.İmzanın el yazısı dışında bir araçla atılması,ancak örf ve adetçe kabul edilen durumlarda ve özellikle çok sayıda çıkarılan kıymetli evrakın imzalanmasında yeterli sayılır.”

Türk Ticaret Kanunu 756.nci maddesi “imzalar” başlığı altında : 
“Poliçe üzerindeki beyanların el ile imza edilmesi gerekir. 
El ile atılan imza yerine, mekanik herhangi bir araç veya el ile yapılan veya onaylanmış bir işaret veya resmi bir şehadetname kullanılamaz.”
şeklindedir.

İcra İflas Kanunundaki imza incelemesine ilişkin hükümlerde de imzanın el yazısı ile atılması gerekeceğine ilişkin hükümler bulunmaktadır.

İmza; üstündeki metnin o kişi tarafından bilinip kabul edilmesi, onaylanması sonuçlarını doğuran ve sahibini alacak, borç ya da taahhüt altına sokan ayırt edici bir işarettir. Bir başka deyişle imza; “sahibini kuşkuya yer bırakmayacak bir biçimde belirleyen ve bir belgeyi onaylama iradesini kesin olarak belirten ayırt edici ve kişisel el yazması her tür işaret” olarak tanımlanmaktadır. Bu niteliği ile de imza hukuki alanda büyük önem ve değer taşır.

İmza bir el yazısı formudur, fakat ayırıcı olma amacını taşır. İki çeşit imza vardır. Kişinin normal el yazısı ile yazdığı (yazı) imzalar ve kısmen okunabilen ya da hiç okunamayan ayırt edici bir işaretten oluşan (şekilsel )imzalar. Yazı imzalar tüm isim ve soyadı, ilk isim ve diğer isimlerin baş harfleri veya baş harfler ve soy isimden oluşabilir. Baş harfler birbirine veya soy isme bağlanmış veya bağlanmamış ya da hepsi çeşitli karışımlardan meydana gelmiş olabilir, imzaya örneğin kuyruk ya da çizgi gibi karakteristik simgeler de eklenebilir.

İmzaların en önemli özelliği tümüyle aynı şekilde tekrarlanabilir olmayışıdır. En yetenekli kişiler dahi hiçbir zaman aynı hareketi aynı şekilde yapamazlar. Buna doğal çeşitlilik denilmektedir. Bu nedenle de iki imzanın üst üste çakışacak biçimde birbirinin aynı olması mümkün olmadığından, bu durum uzmanlarca taklit belirtisi sayılmaktadır. Kaldı ki; imzanın yazıldığı yere, kullanılan yazı vasıtalarına (kalem,kağıt vs.), atıldığı şartlara ve hatta sahibinin ruhi ya da fiziki durumuna, kullanılan ele göre değişmesi kaçınılmazdır. Zira el yazısı ne kadar değişirse değişsin bir takım harflerin şekil ve biçimlendirilişi (konstruksüyon) , örneğin bir (A) harfinde kullanılan çizgilerin boyut ve orantıları veya bir (g) harfinin gövde oluşumu ya da aşağıya doğru uzayan kuyruğunun yapılışı tamamen kişiye özgüdür. Bu nedenle de el yazısı harflerinin (veya büyük harf) kullanılmasıyla atılan yazı imzalarda kişinin bu harf karakteristiğinden yola çıkarak ve hatta karşılaştırma için sadece imza örneği değil yazı örnekleri de kullanılarak sonuca varılmaktadır. Bu şekilde yapılan karşılaştırma ve incelemelerin bilimsel ve uluslararası standartlara uygun olması mümkündür.

Bütün bu açıklamalara göre imzada esas olan isim ve soyadı yazılmasıdır. İmza incelemelerinden sağlıklı netice alınabilmesi için mutlak surette kişinin el yazısı harflerini ihtiva eden yazı formunda atılmış bir imza olması ya da, imza atarken mutlaka isim ve soyadının da yazdırılması kuralını uygulanması gerekir. 

Araştırmalar imzanın zaman içerisinde sahibinin de fark edemediği doğal bir değişime uğradığını göstermiştir. İmza zaman geçtikçe olgunlaşır ve teferruat kaybolur, yerine yeni eklemeler oluşur ve boyutları değişir. Yapılan çalışmalar 5 yıllık bir zaman dilimi içerisinde aynı kişiye ait imzaların % 44 ünde imzanın iç harflerinin, % 16 sının son harfinin, % 12 sinin ise ilk harfinin değiştiğini göstermiştir. Bu değişimler harf ekleme veya harflerin şekil veya karakteristiğinin değişmesi (örneğin grama, yani harf dışında bir işaret halini alması) şeklinde görülmektedir. Bu nedenle örnek imzaların şüpheli imza ile mümkün olduğu kadar yakın tarihte atılmış olması şarttır. Buradaki zaman aralığı azami beş yıldır. Beş yıldan daha eski imza örneklerinin mukayeseye esas alınması doğru değildir.

HMK  211. “Sahtelik incelemesi” başlıklı maddesi:

Bir belgenin sahteliğinin iddia edilmesi durumunda, bu hususta karşı tarafın açıklamaları da dikkate alınarak, aşağıdaki sıra ile inceleme yapılarak öncelikle karar verilir:

Hâkim, yazı veya imzayı inkâr eden tarafı isticvap ettikten sonra bir kanaat edinememişse, huzurda bu kişiye yazı yazdırıp imza attırmak suretiyle elde ettiği belge ve diğer delilleri değerlendirir. Hâkim, sahtelik konusunda başka bir incelemeye gerek duymadan karar verebilecek durumda ise gerekçesini açıkça belirtmek suretiyle, senedin sahteliği hakkında bir karar verir. İsticvap için mahkemeye davet edilen taraf, belirtilen günde hazır bulunmadığı takdirde, inkâr etmiş olduğu belgedeki yazı veya imzayı ikrar etmiş sayılır; bu husus kendisine çıkartılacak davetiyede ayrıca ihtar edilir.

Yaptığı incelemeye rağmen, hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamışsa, bilirkişi incelemesine karar verir. Bilirkişi incelemesinden önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzalar, ilgili yerlerden getirtilir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir.

İmza incelemesinde, örnek imzalar sayıca ne kadar çok ise mukayese o kadar başarılı ve sağlıklı olur. Zira kişiye ait karakteristik unsurların belirlenebilmesi için o kişinin çok sayıda imza örneğinin incelenmesi gerekir. Bir veya iki imza ile karara varmak hem zor hem de doğru değildir. Bir kişinin ancak çok sayıda imzasında tekrarlandığı görülen özelliklerin o kişiye ait olduğu söylenebilir. Bunların dışında kalanların ise tesadüfi olma olasılığı çok yüksektir. ‘Çok sayıda imza’ deyiminden , kişinin aynı anda, art arda atılmış çok sayıda imzaları değil, çeşitli zamanlarda, çeşitli yerlerde ve farklı sebeplerle atmış olduğu olağan imzaları anlaşılmalıdır. Zira doğal varyasyon ancak bu imzalarda görülebilir. Yoksa art arda atılmış imzalar ne kadar çok sayıda olursa olsun , aynı imza formunun bir tekrarı olmaktan fazla bir değere sahip değildir ve bunların gösterebilecekleri özellikler itibariyle tek bir imza olarak kabulü gerekir. Bu bakımdan genel ve yaygın inancın aksine imzanın oturarak ya da ayakta alınmasının da fazla bir önemi yoktur. Çünkü yazı ve dolayısıyla imza ele ait değil beyin tarafından idare olunan bir faaliyettir.

İmzanın gerek doğal varyasyonu gerekse değişimine yol açabilen, yer,vasıtalar, fiziki ve mental sebepler ve zaman gibi , şartlar nedeniyle kişiye ait karakteristik unsurların belirlenebilmesi için o kişinin şüpheli imza ile benzer şartlarda atılmış imzalarının incelenmesi gerekir. Örneğin; pul üzerine atılmış bir imza incelecekse kişinin pul üzerine atmış olduğu samimi imzaları örnek alınmalıdır. Ayrıca imzanın bilinçli olarak değiştirilebilmesi ihtimaline karşı da samimi imza örnekleri gereklidir. Kişilerin sonradan inkar edebilmek için ya da kimliklerini saklamak amacıyla belge imzalarken veya örnek alınması sırasında değiştirerek imza attıkları uygulamada oldukça sık görülmektedir. Araştırmalar imza değiştirme konusunda kişilerin hayli başarılı olduklarını da ortaya koymuştur . Özellikle imzanın başlangıcı ve baş harfi, hızı, eğim ve ölçüsü (uzunluk/yükseklik) değiştirilmektedir  

Belge incelemesi; kabul edilen örneklerle kabul edilmeyenlerin karşılaştırılarak benzer ve benzemez unsurların ortaya konması işlemidir. Şüpheli ve örnek imzalar imza incelemesinde kullanılan uluslar arası standart kriterler doğrultusunda birbiriyle karşılaştırılarak incelenir. Bu incelemede şüphesiz ki en önemli araç incelemeyi yapan kişinin gözüdür. Fakat bazı yardımcı vasıtaların kullanılması da gereklidir. Özellikle incelenecek malzemenin aynı oranda büyütülmesi şarttır. Bunun için çeşitli mercekler ya da fotokopiden yararlanılır. Ayrıca belge üzerindeki ekleme ya da çıkartma şeklinde yapılan tahrifatın, mürekkepler arasında farklılık olup olmadığının ya da fulaj izlerinin belirlenebilmesi için çeşitli ışık kaynakları (Ultraviyole, infrared, yatay ışık v.s.), mukayese mikroskopu, ESDA (fulaj izi belirleme cihazı), VSC (video spectral comparator) 2000, fotoğraf ve komputer ekipmanları kullanılmaktadır.

İmza incelemelerinde dikkat edilmesi gereken husus gerek şüpheli gerekse örnek imzaların fotokopi olmamasıdır. Yazı ve imza incelemelerinde genel kural, incelenecek yazı ya da imzayı ihtiva eden belgenin aslına ulaşmak mümkün olmadığı taktirde kaliteli bir fotokopi üzerinden karşılaştırma yapılabileceğidir. Bu da ancak orijinal belgeden doğrudan çekilecek fotokopi olabilir. Fotokopinin fotokopisi asla kullanılmamalıdır. Zira fotokopi üzerinden yapılacak incelemeler çoğu olayda kişisel harf formlarını, harfler arasındaki bağlantıları ve genel görünümü gösterebilir. Fakat, basınç,hız,kalem kaldırma, yazı vasıtasının pozisyonu , çizgilerin başlangıç ve bitiş noktası ve gidiş yönü ve diğer önemli delilleri tesbit edebilmek mümkün değildir.

İnceleme de yazının bütün unsurları (ki bunlar; harf şekilleri, orantılar, ölçü, eğim, harf ve kelime aralıkları, başlama ve bitirme çizgileri, basınç, kalem hareketleri ve yazı kalitesi, yazının kağıt üzerindeki düzenlenişi, yani çıkıntılar, boşluklar, istif, eklemeler, sıralama ve heceleme, noktalama, üslup ve gramer) dikkate alınmalıdır. “B,T, D, K, k, S, s, Ş, ş, G, g, F, f, Y, y, M, m, N, R” gibi harflerin tanısal değerleri “L, l, I, ı, İ, i, V, v, u, C, c” gibi harflere nazaran oldukça fazladır. Burada harflerde yapılan süsleme çizgileri de tanısal değerleri artıran unsurlardır. Örgülenme şekilleri çok farklılıklar içerebildiğinden birkaç harf bile tanı konmasını sağlayabilir. Ölçeklendirmenin ancak; harflerin yukarı ve aşağı uzantıları, harfler ve kelimeler arası mesafelerin ölçülmesi, eğim ölçümü gibi hususlarda tanıda oldukça değeri bulunmaktadır. Ayrıca, etik değerlere uyarak tarafsız şekilde, dürüstlük ve doğruluk ilkelerine uygun, bilimsel kabul gören değerler kullanılarak inceleme yapılması, doğal olan ve olmayan varyasyonların tespiti, karşılaştırma belgelerinin tarihsel sıraya konularak varyasyonların takip edilmesi, incelemeye atfedilen kişilerden başlanması, imzaların tetabuk edip etmemesi, gerçek imza içeren belgelerin diğer yönlerden sahtelik içerip içermemesi, kaçış emarelerinin bulunup bulunmaması, imzaların ters yan konumda atılmış olup olmaması, yazı unsurlarının değerlendirilmesi, imzaların paraf imza olup olmamaları dikkat edilmelidir. Harflerin yüksekliği, genişliği, açıları ve diğer parametreler ölçülmelidir. Ancak en önemlisi bir harfin kendisi veya benzeri ile karşılaştırılmasıdır. “a” harfi “a” harfleri ile, “b” harfi “b” harfleri ile karşılaştırılmalıdır. “a” harfi “A” ile veya “e” harfi “E” ile karşılaştırılamaz. Ancak zorunluluk durumunda örneğin “h” harfi “k” harfi ile karşılaştırılabilir. Harfler birebir karşılaştırıldıktan sonra diğer unsurlar gözden geçirilmelidir. Boyut, eğim, noktalama işaretleri, harfler ve kelimeler arası mesafe, harfler arası bağlantılar, yapılan şekil ve çizgiler, sayfa kenarlarında bırakılan boşluklar, kalem basısı (fulaj), örgüler, ilişkiler, eğim, kalem kaldırmalar, mürekkep kalıntıları, kalem duraksamaları, köşelenmeler ve diğer tün tanı unsurları değerlendirilmelidir. Sürekli olarak karşılaştırma amaçlı alınan örneklerde harflerin farklı şekillerde yapılma gayreti, zayıf kalitede çizgiler, durağanlık, farklı kalem çentik veya kalıntıları, tamamlama arazları, farklı kalem bası izlerinin doldurulması sahtelik unsurları olarak değerlendirilmelidir. Esas incelemeye geçmeden önce karşılaştırma belgelerinin tümü gözden geçirilmeli ve benzerlikler ve farklılıkları saptanmalıdır. Burada belirlenecek olan iki temel husus vardır: Karakteristikler ve varyasyonlar (doğal ve doğal olmayan). Karakteristikler; harflerin şekilleri,harf kombinasyonları, temel hareketler (kemer, taç, açı, bombelik), çizgi kalitesi, bası özellikleri, eğim, gölgeleme oranları (yüksek, düşük),kişisel hareketler, kenar çizgisi, sık kullanılan kelimeler, özel işaretler, özel semboller ve çizgiler, hız v.s.,varyasyonlar; harflerin yapılanma metodları, kalem hareketlerinin belirlenmesi, mürekkep çizgileri ve içindeki boşluklar, harflerin kendi içindeki orantıları, kelimeler içindeki farklı harflerin orantıları, rakamlar, bağlantılı yazı, kişisel farklılıklar, kelimelerin varyasyonları, karışık el yazısı, imza, kağıdın kullanımı, mizanpaj, yazarın kendi içindeki varyasyonları, aynı yazar tarafından kullanılan farklı form harfler, heceleme ve imla hataları. Her harfin yapılanması, örgülenme şekilleri dikkatle saptanmalıdır. Zira ilk bakışta harfin şekli,bombeliği, yüksekliği, genişliği, orantısı, eğimi, diğer harflere olan bağlantısı gibi özellikler benzetilebilir ancak burada çok önemli olan birkaç husus dikkatle değerlendirilmelidir: başlangıç noktası, hareket yönü, kalem kaldırma sayısı (harfin kaç harekette tamamlandığı), akışkanlığı  gibi.

Bizi sosyal medyadan izleyin!