Hukuk ve Haklarınız

Çocuklarin korunmasina İlİŞkİn dÜzenleme

ÇOCUKLARIN KORUNMASINA İLİŞKİN DÜZENLEME

ÇOCUK KORUMA KANUNU

5396 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir. Kanun, korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında alınacak tedbirler ile suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerinin usul ve esaslarına, çocuk mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkilerine ilişkin hükümleri kapsamaktadır.

Çocuk Koruma Kanununun tanımlar başlıklı 3. maddesine göre çocuk, daha erken yaşta ergin olsa bile 18 yaşını doldurmamış kişiyi ifade etmektedir. Çocuk, koruma ihtiyacı olan çocuk ve suça sürüklenen çocuk olmak üzere ikili bir ayırıma tabi tutulmuştur. Koruma ihtiyacı olan çocuk teriminden anlaşılması gereken bedensel, zihinsel, ahlaki, sosyal ve duygusal gelişimi ile kişisel güvenliği tehlikede olan, ihmal veya istismar edilen ya da suç mağduru çocuktur. Suça sürüklenen çocuk ise, kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuktur.

Kanunun birinci kısmında, çocuk yargılamasında uyulacak temel ilkeler ile çocuğun korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak koruyucu ve destekleyici tedbirlere ilişkin hükümlere yer verilmiştir. Çocuklar hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı, çocuğun anası, babası, vasisi, bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ve Cumhuriyet savcısının istemi üzerine veya resen çocuk hakimi tarafından alınabilir. Tedbir kararının alınmasında yetkili çocuk hakimi, çocuğun kendisinin, ana, baba, vasisi veya birlikte yaşadığı kimselerin bulunduğu yerdeki çocuk hakimidir. Tedbirin uygulanması, çocuğun 18 yaşını doldurulmasıyla sona erecektir.

Kanunun 5. maddesinde yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirler, tedbirin mahiyetine göre; Milli Eğitim Bakanlığı, Sosyal Hizmetler, Çocuk Esirgeme Kurumu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve yerel yönetimler tarafından yerine getirilmektedir.

Kanunun 43. maddesi gereği çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının giderleri Devletçe ödenir. Ödenecek miktar mahkemece verilecek bir karar ile tespit edilir.  Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin mali durumunun müsait olması halinde, Devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu edilir.

Kanunun ikinci kısmında soruşturma evresi, çocuğun gözaltında tutulması, iştirak halinde işlenen suçlar, çocuğun nakli, kamu davasının ertelenmesi, adli kontrol, tutuklama yasağı ile ilgili hükümler yer almaktadır. Çocukların yetişkinlerle birlikte suç işlemesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür ve gözaltına alınan çocuklar kolluğun çocuk biriminde tutulur. Suça sürüklenen çocuk hakkındaki soruşturma çocuk bürosunda görevli Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılmaktadır. Çocuklara zincir, kelepçe ve benzeri aletler takılamaz. 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı beş yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı tutuklama kararı verilemez. Cumhuriyet Savcısı tarafından deliller toplandıktan sonra şüpheli çocuk hakkında açılacak kamu davasının ertelenmesine karar verilebilir.

Kanunun ikinci kısımda yer verilen bir başka düzenleme ise kovuşturma evresine ilişkin olup, kovuşturma başlığı altında; duruşma, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve uzlaşma konuları düzenlenmiştir.

Kanunun üçüncü kısmı, mahkemeler ve cumhuriyet savcılığı, kolluk, sosyal inceleme ve denetim konularına ilişkin düzenlemeleri içermektedir. Şöyle ki;

Her Cumhuriyet Başsavcılıklarında bir çocuk bürosu kurulur. Çocuk bürosu, suça sürüklenen çocuklar hakkındaki soruşturma işlemlerini yürütür; çocuklar hakkında tedbir alınması gerekiyorsa, gecikmeksizin tedbir alınmasını sağlar. Korunma ihtiyacı olan, suç mağduru ya da suça sürüklenen çocuklardan yardıma, eğitime, işe, barınmaya ihtiyacı olan ya da uyum güçlüğü çekenlere ihtiyaç duydukları destek hizmetlerini sağlamak üzere, ilgili kamu kurum ve kuruluşlara bildirmek çocuk bürosunun görevleridir.

Çocuk mahkemeleri tek hakimden oluşmaktadır. Çocuk ağır ceza mahkemelerinde ise bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur ve mahkeme, bir başkan ve iki üye ile toplanır. Mahkemelerde görevlendirilecek yargıç ve savcılar, sosyal çalışma görevlileri, denetim görevlileri, adaylık dönemlerinde Adalet Bakanlığınca belirlenen esaslara uygun olarak çocuk hukuku, sosyal hizmet, çocuk gelişimi ve psikolojisi gibi konularda eğitilir. Adalet Bakanlığınca mahkemelere sosyal çalışma görevlisi atanır. Sosyal çalışma görevlilerinin görevi, görevlendirildikleri çocuk hakkında derhal sosyal inceleme yapmak, hazırladıkları raporları kendilerini görevlendiren mercie sunmak, suça sürüklenen çocuğun ifadesinin alınması veya sorgusu sırasında yanında bulunmaktır.

Çocuk Koruma Kanunu kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hâkimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırabilir.

Hakkında koruyucu ve destekleyici tedbir kararı verilen, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı onanan, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen çocuğun denetim altına alınmasına karar verilebilmektedir. Denetim görevlisi, çocuğun eğitim, aile, kurum, iş ve sosyal çevreye uyumunu sağlamak üzere onu destekler ve çocuğun gereksinim duyacağı her türlü hizmetten yararlanmasını sağlar. Denetim, kararda öngörülen sürenin dolmasıyla sona erer. Tedbirden beklenen yararın elde edilmesi halinde denetim, sürenin dolmasından önce de kaldırılabilmektedir.

Bizi sosyal medyadan izleyin!