Hukuk ve Haklarınız

faİz,tÜrlerİ ve oranlari

FAİZ,TÜRLERİ VE ORANLARI

FAİZ VE TÜRLERİ

Faiz hukuki olarak asıl alacaktan ayrı fakat ona bağlı bir yan edimdir. Faiz asıl alacağın varlığına bağlı olması sebebiyle asıl alacak sona erdiğinde faiz borcu da sona ermektedir. Faiz alacağı, asıl alacaktan ayrı olarak talep edilebilir. Sona ermiş bir alacağın faizini talep edebilmek için bu hakkı daha önceden saklı tutmak gerekir. Asıl alacağın zamanaşımına uğramış olması, faizi de zamanaşımına uğratır.

Hukuki Kaynağına Göre Faiz:

Faiz çeşitli açılardan ayrıma tabi tutulabilir. Faiz, akdi faiz ve kanuni faiz olarak hukuki kaynağına göre ikiye ayrılmaktadır. Tarafların anlaşması sonucu ödenecek olan faize akdi faiz denir. Akdi faizin oluşmasında tarafların serbest iradesi ön plandadır. Kanuni faizde ise faizin dayanağı kanundur. Yasa gereği doğan veya faizle ilgili olarak beliren iradenin faizin ürünü, miktarını, başlangıç tarihi ile oranını açıkça belirlememiş olması durumunda, söz konusu olan faiz türüne ise "kanuni faiz" adı verilir. Özetle kanuni faiz, bir hukuki ilişkide uygulanacak faiz oranının belirlenmemesi halinde uygulanan ve kanun ile belirlenen faiz oranıdır. Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık %9 oranı üzerinden yapılır. (Kanuni faiz oranı 01.01.2006 tarihinden geçerli olmak üzere 19.12.2005 tarihli ve 2005/9831 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yıllık %12’den %9’a indirilmiştir.)

Uygulandığı İş ve İşleme Göre Faiz:

Para borcunun kaynaklandığı iş ve işlemin niteliğine göre faizi, ticari faiz ve ticari olmayan faiz olarak ikiye ayrılabiliriz. Ticari faiz; ticari iş ve işletmeyi ilgilendiren hukuki işlem, hukuki fiil ve işlerden doğan para borcunun belli sürede ve edimine uygun bir biçimde ifa edilmemesi halinde uygulanan faiz türüdür. Ticari iş ve işletme ile sıkı sıkıya bağlıdır. Ticari olmayan faiz ise; ticari iş ve işlemle ilgisi olmayan para borcu ve alacak türlerinde uygulanan faizdir. Serbest irade ile belirlenmesi mümkündür. Ancak dayanağını kanundan alması da mümkün olabileceğinden ticari olmayan kanuni faizin vadesi ve oranı yasaca belirlenir.

Sermaye ve Temerrütle İlgisine Göre Faiz:

Kaynaklandığı iş ve işlemin niteliğine ve hukuki sebebine göre faiz, sermaye ve temerrüt olguları ile olan ilgisine göre de ikili bir ayrıma tabi tutulmaktadır. Sermaye faizi, işletmecinin kullanımına terk ve tahsis edilen belli miktardaki sermayeye belli süre ile uygulanan belli orandaki faiz türüdür. Sermaye faizi, temerrüt tarihine kadar işler ve temerrüt tarihinden itibaren yerini temerrüt faizine bırakır. Bu noktada temerrüt faizinin ne olduğuna değinmeden evvel temerrüdün ne olduğunu belirtmek gereklidir.

Temerrüt, kişinin borçlandığı edimi hukuka aykırı olarak yerine getirmemesi halidir. Temerrüde düşen borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile yıllık faize hak kazanır.

Temerrüt faizi, bir hukuki ilişkide taraflardan birisinin edimini ifada gecikmesi halinde uygulanan ve genellikle sözleşmenin taraflarının sözleşmede kararlaştırdıkları faiz oranından daha yüksek orandan uygulanan faizi ifade etmektedir. Mal ve hizmet tedarikinde alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hallerde uygulanacak faiz oranı ve alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından her yıl ocak ayında ilan edilmektedir.

T.C. Merkez Bankası, 29.12.2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmi Gazete’de yayımladığı Tebliğ ile; mal ve hizmet tedarikinde alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmediği veya ilgili hükümlerin geçersiz olduğu hallerde uygulanacak faiz oranını yıllık % 15, alacağın tahsili masrafları için talep edilebilecek asgari giderim tutarını ise 95,00 Türk Lirası olarak tespit etmiştir. Belirlenen bu oran ve tutar 01.01.2013 tarihinden geçerli olmak üzere 29.12.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Uygulanış Biçimine Göre Faiz:

Faiz, asıl alacak esas alınmak üzere hesaplanabileceği gibi, asıl alacağa faiz eklemek suretiyle bulunacak meblağ üzerinden de hesaplanabilir. Bu sebeple faizin bu şekilde hesaplanması ve uygulanması biçimine göre faizi, basit faiz ve bileşik faiz olarak ikili bir ayrıma tabi tutabiliriz. Basit faiz, asıl alacağa belli oranda tahakkuk ettirilen faiz türüdür. Kanuni, akdi, sermaye ve temerrüt faizleri bu çerçevede hesaplanmaktadır. Bazı istisnalar dışında bileşik faiz uygulanmamaktadır. Zira bileşik faizde, faize faiz yürütülmektedir. Bileşik faiz yasada belirtilen sınırlı iş ve konularda uygulanmaktadır.

FAİZ ORANLARI

 

Faiz oranları, hukuki sebebine göre akdi ve kanuni faiz oranları ve de uygulandığı iş ve işlemin niteliğine göre ticari ve ticari olmayan faiz oranları olmak üzere ayırıma tabi tutulmaktadır.

Hukuki sebebine göre faiz oranları:

 

"Akdi faiz oranı", borç ve alacak ilişkisi içinde olan kişi ve kurumlarca düzenlenen akitte uygulanması kararlaştırılan faiz oranıdır. Kişi ve kurumlar, sözleşmede belirleyebildikleri faiz türünün yanında faiz oranına ilişkin de bir düzenlemeye yer verebilmektedirler. İş ve işlemin ticari olup olmamasının bir önemi yoktur. Serbestlik ilkesinin bir sonucu olarak faiz oranını belirleme hakkına sahiptirler.

Borç ve alacak ilişkisindeki kişi ve kurumlar faiz uygulamasını kararlaştırmış ancak uygulanacak faiz oranını kararlaştırmamış olabilirler. Bu durumda uygulanan belirlenmiş faiz oranlarına ise "kanuni faiz oranı" denmektedir. Bu alandaki temel düzenleme 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'dur. Faiz oranları konusunda sermaye faizi ve temerrüt faizi ayırımı yapan yasa, ticari faiz ve ticari olmayan faiz konusunda da farklı hükümler getirmiştir. Sermaye faizinde uygulanacak faiz oranının belirlenmesinde işin ticari olup olmamasına göre ayırım yapılmaktadır. Temerrüt faizi oranının belirlenmesinde ise genel temerrüt faizi oranı ve ticari temerrüt faizi oranı ayırımı yapılmaktadır.

Uygulandığı İş ve İşlemin Niteliğine Göre Faiz Oranları:

Uygulandığı iş ve işlemin niteliğine göre faiz oranları; ticari ve ticari olmayan faiz oranları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Ticari faiz oranları, ticari iş ve işlemlerde uygulanan faiz oranlarıdır. Bunları da kendi içerisinde iskonto faiz oranı, iştira faiz oranı, reeskont faiz oranı, mevduat faiz oranları, kredi faiz oranları, yabancı parada uygulanan faiz oranı, libor faiz oranı ve repoda uygulanan faiz oranı olmak üzere çeşitli ayırımlara tabi tutabiliriz. Bunlardan başlıcalarına kısaca değinecek olursak;

-İskonto Faiz Oranı:

İskonto işlemine uygulanan faiz oranıdır. Bankalar, ciro veya alacağın temliki veya başka bir hukuki işlem ile ticari senet iktisap ettiklerinde, vadeye kadar olan süreye isabet eden belli orandaki faiz ve komisyonları düşmek suretiyle senet bedelini vadesinden önce öderler. Bu ödeme işlemine "iskonto", uygulanan faiz oranına da "iskonto faiz oranı" denmektedir.

-İştira Faiz Oranı:

İskontoda senet ödeme yerinde ibraz edilmekte iken iştirada ibraz edilen senedin ödeme yeri başka bir yerdir. Bu sebeple iştira faiz oranı da artacaktır.

-Reeskont Faiz Oranı:

Reeskont işlemi, vadesi gelmemiş senede bağlı alacak ve borçların değerleme günündeki gerçek değerinin bulunması amacıyla yapılmaktadır. Reeskont hesaplanabilmesi için; değerleme gününde senede bağlı bir alacak ya da borç mevcut olmalı ve bu alacak ya da borcun vadesi henüz gelmemiş olmalıdır. Kambiyo senetleri ve adi senetler reeskonta tabi tutulmaktadır. Kambiyo senetlerinden ise sadece poliçe ve bono reeskonta tabi tutulur.

Reeskont yaparken Merkez Bankasının uyguladığı faiz oranına reeskont faizi denmektedir.  Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından, vadesine en çok 3 ay kalan senetler karşılığında yapılacak reeskont işlemlerinde uygulanacak iskonto faiz oranı yıllık %9,5 olarak tespit edilmiştir. Belirlenen bu oran 21.06.2013 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. ,

-Yabancı Para Borcunda Faiz Oranı:

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4. maddesine yapılan ek 4-a maddesinde belirtildiği üzere; Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanacaktır. Uygulanacak faiz oranı ise Merkez Bankası'ndan veya devlet bankasından sorulmak suretiyle tespit edilebilecektir. 

Türk Ticaret Kanununun 20. maddesinde tacir olan veya olmayan bir kişiye, ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacir, uygun bir ücret isteyebileceği belirtilmiştir. Madde düzenlemesinde ayrıca tacirin, verdiği avanslar ve yaptığı giderler için ödeme tarihinden itibaren faize haz kazanacağı da ifade edilmiştir. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, dava konusunun ticari iş sayıldığı durumlarda T.C. Merkez Bankası'nca yayınlanan avans faiz oranlarına göre faiz istenebileceğinden avans faizine hüküm kurulması gerekildiği yönünde pek çok karar bulunmaktadır.

Avans faiz oranı, Bankacılıkta Merkez Bankası'nın reeskontta kabul ettiği belli özellikteki senetlerin rehni karşılığında belli kurum ve kuruluşlara ve özellikle yasa gereği hazineye kullandırdığı kredi için kullanılan terimdir. Avans kredisi belli bir faiz ve komisyon karşılığında kullandırılmakta olup, bu faiz ve komisyon rehine kabul edilen senet bedelinden belli oranda yapılan kesinti ile karşılanır. Bu işlemlerde uygulanan faiz oranına ise avans faiz oranı denilmektedir. (Yargıtay 12.H.D. 14.01.2005 Tarih ve 2004/23295 - 2005/641)

Avans işlemlerinde uygulanacak faiz oranı yıllık % 11 olarak tespit edilmiş olup; belirlenen bu oran 21.06.2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bizi sosyal medyadan izleyin!