Hukuk ve Haklarınız

gemİ ve gemİ adami alacaklari nedİr?tahsİlİ nasil saĞlanir?

GEMİ VE GEMİ ADAMI ALACAKLARI NEDİR?TAHSİLİ NASIL SAĞLANIR?

GEMİ ADAMI ALACAKLARI VE TAHSİLİ

Gemi alacağı nedir?

Gemi alacağı kapsamında sayılan alacaklar kanunda şu şekilde sıralanmıştır;

1-Ülkelerine getirilme giderleri ve onlar adına ödenmesi gereken sosyal sigorta katılma payları da içinde olmak üzere, gemi adamlarına, gemide çalıştırılmakta olmaları dolayısıyla ödenecek ücretlere ve diğer tutarlara ilişkin istem hakları.

2-Geminin işletilmesi ile doğrudan doğruya ilgili olarak karada veya suda meydana gelen can kaybı veya diğer bedensel zararlardan doğan alacaklar.

3-Kurtarma ücreti.

4-Liman, kanal, diğer su yolları, karantina ve kılavuzluk için ödenecek resimler.

5-Gemide taşınan eşya, konteynerler ve yolcuların eşyalarına gelecek olan zıya veya hasar dışında, geminin işletilmesinin sebep olduğu maddi zıya veya hasardan doğan ve haksız fiile dayanan alacaklar.

6-Müşterek avarya garame payı alacakları.

Sayılan bu gemi alacaklarından geminin işletilmesi ile doğrudan doğruya ilgili olarak karada veya suda meydana gelen can kaybı veya diğer bedensel zarardan doğan alacaklar ve gemide taşınan eşya, konteynerler ve yolcuların eşyalarına gelecek olan zıya veya hasar dışında, geminin işletilmesinin sebep olduğu maddi zıya veya hasardan doğan ve haksız fiile dayanan alacaklar ;

a) Deniz yolu ile petrol veya diğer tehlikeli ya da zararlı maddelerin taşınması ile bağlantılı olarak ortaya çıkıp da milletlerarası sözleşmelere yahut millî mevzuata göre kusursuz sorumluluk ve zorunlu sigorta ile ya da diğer yollardan teminat altına alınması öngörülen zararların,

b) Radyoaktif maddelerden veya radyoaktif maddelerin zehirli ya da patlayıcı maddeler veya nükleer yakıt yahut radyoaktif ürünler ya da atıklardan oluşan diğer tehlikeli maddeler ile bileşiminden kaynaklanan zararların sonucunu oluşturdukları veya bu zararlardan doğdukları takdirde, sahiplerine gemi alacaklısı hakkı vermezler.

Deniz alacağı nedir?

Deniz alacakları kanunda aşağıdaki şekilde sıralanmıştır;

1- Geminin işletilmesinin sebep olduğu zıya veya hasar.

2- Geminin işletilmesi ile doğrudan doğruya ilgili olarak karada veya suda meydana gelen can kaybı veya diğer bedensel zararlar.

3- Kurtarma faaliyeti veya her türlü kurtarma sözleşmesi, çevre zararı tehdidi oluşturan bir gemi veya gemideki eşya ile ilgili kurtarma faaliyeti için ödenecek özel tazminat.

4- Çevreye, kıyı şeridine veya bunlara ilişkin menfaatlere gemi ile verilen zarar ya da zarar verme tehdidi; bu zararı önlemek, sınırlandırmak veya ortadan kaldırmak için alınan önlemler; bu zarar karşılığı ödenecek tazminat; çevrenin eski duruma getirilmesi için fiilen alınan veya alınacak olan makul önlemlerin giderleri; bu zarar ile bağlantılı olarak üçüncü kişilerin uğradığı veya uğrayabileceği kayıplar ve bu bentte belirtilenlere benzer nitelikteki zararlar, giderler veya kayıplar.

5- Geminin içinde bulunan veya bulunmuş olan şeyler de dâhil olmak üzere, batmış, enkaz hâline gelmiş, karaya oturmuş veya terkedilmiş olan bir geminin yüzdürülmesi, kaldırılması, çıkartılması, yok edilmesi veya zararsız hâle getirilmesi için yapılan giderler ve harcamalar ile terk edilmiş bir geminin korunması ve gemi adamlarının iaşesi ile ilgili giderler ve harcamalar.

6- Bir çarter parti düzenlenmiş olup olmadığına bakılmaksızın, geminin kullanılması veya kiralanması amacıyla yapılmış her türlü sözleşme.

7- Bir çarter parti düzenlenmiş olup olmadığına bakılmaksızın, gemide eşya veya yolcu taşınması amacıyla yapılmış her türlü sözleşme.

8- Gemide taşınan, bagaj dâhil, eşyaya gelen veya bu eşyaya ilişkin zıya veya hasar.

9- Müşterek avarya.

10- Römorkaj.

11- Kılavuzluk.

12- Geminin işletilmesi, yönetimi, korunması veya bakımı için sağlanan eşya, malzeme, kumanya, yakıt, konteynerler dâhil teçhizat ve bu amaçlarla verilen hizmetler.

13- Geminin yapımı, yeniden yapımı, onarımı, donatılması ya da geminin niteliğinde değişiklik yapılması.

14- Liman, kanal, dok, iskele ve rıhtım, diğer su yolları ile karantina için ödenecek resimlerle diğer paralar.

15- Ülkelerine getirilme giderlerini ve onlar adına ödenmesi gereken sosyal sigorta katılma paylarını da içererek, gemi adamlarına, gemide çalışmaları dolayısıyla ödenecek ücretlerle, onlara ödenmesi gereken diğer tutarlara ilişkin istemler.

16- Gemi için alınmış krediler dâhil olmak üzere, geminin veya malikinin adına yapılmış harcamalar.

17- Geminin maliki tarafından veya onun hesabına ödenecek, karşılıklı sigorta aidatları da dâhil sigorta primleri.

18- Geminin maliki tarafından veya onun hesabına gemiye ilişkin olarak ödenecek her türlü komisyon, brokaj veya  acente ücretleri.

19- Geminin mülkiyeti veya zilyetliğine ilişkin her türlü uyuşmazlık.

20- Geminin ortak malikleri arasında çıkan, geminin işletilmesine ya da gemiden sağlanan hasılata ilişkin her türlü uyuşmazlık.

21- Gemi rehni, gemi ipoteği veya gemi üzerinde aynı nitelikteki ayni bir yükümlülük.

22- Geminin satışına ilişkin bir sözleşmeden kaynaklanan her türlü uyuşmazlık.

Gemi alacağı ile deniz alacağı arasındaki fark nedir?

Bu iki alacak arasında icra takibi aşamasında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Gemi adamı alacağı için rehin hakkı söz konusu olmakla birlikte, deniz alacakları ile ilgili olarak bazı şartların varlığı halinde ihtiyati haciz yoluna başvurulabilecektir. Deniz alacaklarının teminat altına alınabilmesi için geminin sadece ihtiyati haczine karar verilebilir. Geminin ihtiyati haczi dışında herhangi bir yol deniz alacaklarında uygulanmayacaktır. Örneğin alacağınızdan dolayı gemi üzerinde ihtiyati tedbir konulmasını isteyemeyeceğiniz gibi, geminin seferden men edilmesini de talep edemeyeceksiniz. Deniz alacağınızı herhangi bir şekilde teminat altına almış olmanız da ihtiyati haciz dışında bir yola başvuramayacağınızı değiştirmeyecektir. Eğer deniz alacağının vadesi gelmemişse ve yine de ihtiyati haciz yoluna başvurulmak isteniyorsa bu durumda aşağıdaki şartların gerçekleşmiş olması gerekir;

1- Borçlunun belirli bir yerleşim yeri olmamalıdır.

2- Borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya ya da kendisi kaçmaya hazırlanır, kaçar veya bu maksatla sizin haklarınınzı ihlal eden hileli davranışlarda bulunmalıdır.

Takip usulü yönünden geminin sicile kayıtlı olması önem taşır mı?

Sicile kayıtlı olsun ya da olmasın tüm gemiler taşınır mal olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla takip usulü belirlenirken gemi sicilinin dikkate alınmasına gerek yoktur. Kanuna göre, gemi alacaklıları ihtiyati haczi tamamlamak veya alacağı doğrudan takip etmek için taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı ya da ilamsız takip yapabilecektir ve bu usul Türk ve yabancı bayraklı tüm gemilerde uygulanacaktır. Ancak satış ve paraya çevirme usulünde geminin sizile kayıtlı olması ya da olmaması önem taşımaktadır. Eğer gemi bir sicile kayıtlı ise, Türk ya da yabancı bayraklı olmasına bakılmaksızın taşınmaz olarak kabul edilecektir. Ancak gemi bir sicilde kayıtlı değil ise, taşınır olarak kabul edilecek ve satış, paraya çevirme aşamasında buna göre işlem yapılacaktır.

Gemi adamı alacağı hangi takibe konu edilmelidir?

Gemi adamı alacağı, rehin hakkı veren bir alacaktır, rehinli alacak değildir. Bu nedenle de gemi adamı alacağı rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibine konu edilebilecektir. Takibe konu edilme açısından geminin sicile kayıtlı olup olmamasının bir önemi yoktur.

İlamlı takip yapmak için ne gerekir?

Gemi üzerinde, kanun veya sözleşmeden doğan ya da mahkeme tarafından tescil edilmesine karar verilen tüm rehin ve hapis haklarının, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip konusu yapılabilmeleri için, hem alacağın hem de rehin veya hapis hakkının ilam veya ilam niteliğindeki belgelerde veya gemi sicil müdürlüğünde düzenlenmiş gemi ipoteği sözleşmesinde tespit edilmiş olması gerekmektedir. Örneğin gemi adamı icra takibi yapmadan, gemi Türk bayraklı ise İş Mahkemesi’ne veya gemi yabancı bayraklı ise Denizcilik İhtisas Mahkemesi’ne başvurmuş ve gemi üzerinde rehin hakkı tanınmasını talep ederse elinde bir ilam olacaktır. Bu ilama dayanılarak ilamlı icra takibi yapılması mümkün olacaktır.

Geminin seferden men’i nasıl sağlanabilir?

Gemi adamının alacağı için mahkemeye başvurarak, tedbir olarak geminin seferden men’i talep edilebilir. Bu aşamada mahkeme tedbir talebini öncelikle değerlendirip karara bağlayacaktır. Tedbir talebinizin olumlu sonuçlanması için  alacağınızın varlığını gösteren belgeleri mahkemeye sunmanız gerekmektedir. Mahkeme alacağınızın varlığına kanaat getirdiği takdirde, icra takibi yoluna başvurmaksızın mahkeme kararıyla geminin seferden men’i sağlanabilecektir. Ancak mahkemenin verdiği tedbir kararının uygulanması için de geminin Türk karasularında olması gerekmektedir. Bu şartların varlığı halinde seferden men edilen gemi, bu mahkeme kararı kalkmaksızın bağlandığı yerden ayrılamayacağından, bu durumdan menfaatleri etkilenenler ancak mahkemeye başvurarak bu kararı kaldırabileceklerdir. İlgililerin bu kararın kaldırılması için gemi adamının alacağı kadar teminatı yatırmaları gerekecektir. Dolayısıyla gemi adamının alacağı teminat altına alınmış olacaktır. Bunun için gemi Türk bayraklı ise İş Mahkemesi’ne, gemi yabancı bayraklı ise Deniz İhtisas Mahkemesi’ne başvurulmalıdır. Eğer bulunduğunuz yerde Deniz İhtisas Mahkemesi yoksa Ticaret Mahkemesi’ne dava açılabilecektir.

Gemi alacağının rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe konu edilmesi halinde geminin seferden men’i mümkün müdür?

Yapılan imlasız takibin kesinleşmesi halinde geminin seferden men edilmesi İcra Müdürlüğü’nden talep edilebilir. Bu takip yolunda gemi el değiştirse bile, geminin seferden men’i talep edilebilecektir. Ancak ilamsız takip yapılması halinde geminin borçluya ait olması şartı aranacağından, ancak gemi borçluya ait ise geminin seferden men’i istenebilecektir. Aksi halde bir geminin varlığı, takip alacaklısını ilgilendirmez. Yabancı bayraklı gemilerde ise gemi el değiştirmese bile geminin kime ait olduğunun tespit edilememesi halinde yine seferden men talep edilemeyecektir.

Başlattığınız takibe itiraz edilmesi halinde ne yapılmalıdır?

Gemi alacağı icra takibine konu edildikten sonra, borçlunun itirazı üzerine takip duracaktır. Bu aşamadan sonra alacağınızı tahsil etmek için hiçbir işlem yapılamayacaktır. Takibe devam edebilmek için itirazın kaldırılması gerekmekte ve bu taleple dava açılmalıdır. İtirazın kaldırılması davasının açılabileceği mahkemeler geminin Türk bayraklı ya da yabancı bayraklı olmasına göre farklılık göstermektedir. Eğer gemi Türk bayraklı ise itirazın iptali davası İş Mahkemesi’nde açılmalıdır. Geminin yabancı bayraklı olması halinde ise Deniz İhtisas Mahkemesi’nde, eğer Deniz İhtisas Mahkemesi yoksa Ticaret Mahkemesi’nde dava açılacaktır.

İcra takibi nasıl hazırlanmalıdır?

Gemi alacağının icra takibine konu edilmesi halinde borçlu geminin donatanı olacaktır. Geminin donatanı gemi maliki olabileceği gibi, bu ikisi birbirinden farklı kişiler de olabilecektir. Bu noktada geminin donatanı doğru tespit edilmelidir. Gemi Türk bayraklı ise geminin donatanına ilişkin bilgilere ilgili Liman Başkanlığı’nda kayıtlı olacaktır. Ayrıca donatanla birlikte işleten de borçlu olarak gösterilebilir. Borçluların adresi bilinmiyorsa, borçlular adına gemi kaptanına ya da gemi acentesine takip yöneltilebilecektir. Gemi kaptanı ya da acente borçlu olarak gösterilemez, sadece borçlulara istinaden onlara tebligat gönderilebilir. Borçlular adına gemi kaptanına tebligat gönderilmesi halinde, adres olarak geminin bağlı bulunduğu liman yazılabilir. Eğer acenteye tebligat gönderilecekse o acentenin adresi dikkate alınmalıdır. Ancak acenteye gönderilen tebligatın usule uygun kabul edilebilmesi için, o acentenin alacaklı olan gemi adamı ile borçlunun sözleşme imzalamasına aracılık etmiş olması gerekir, aksi halde tebligat doğru adrese ulaşsa da usulsüz kabul edilecektir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bizi sosyal medyadan izleyin!