Hukuk ve Haklarınız

  • Anasayfa
  • Gündemden
  • MARKETTEKİ GÖREVLİNİN VERDİĞİ ZARARA İLİŞKİN DAVA TÜKETİCİ MAHKEMESİNDE
markettekİ gÖrevlİnİn verdİĞİ zarara İlİŞkİn dava tÜketİcİ mahkemesİnde

MARKETTEKİ GÖREVLİNİN VERDİĞİ ZARARA İLİŞKİN DAVA TÜKETİCİ MAHKEMESİNDE

MARKETTE UNUTULAN CÜZDANIN GÜVENLİK TARAFINDAN BULUNARAK İADE EDİLMEMESİNDEN DOĞAN ZARARIN ÖDENMESİ VE BENZERİ DAVALARA TÜKETİCİ MAHKEMELERİ BAKACAK

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2013/13-2166 Esas ve 2014/709 Karar sayılı dosya ile yaptığı incelemede görev konusunda emsal bir karar verdi.Karar:
Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; müşterinin alışveriş yaptığı markette unuttuğu cüzdanın, market çalışanı (güvenlik görevlisi) tarafından bulunup iade edilmeyerek sahiplenildiği olay nedeniyle uğranılan zararın tazmini için açılan davada, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi mi yoksa Sulh Hukuk Mahkemesi mi olduğu noktasında toplanmaktadır.
Davacı, davalı şirkete ait markette alışveriş yaparken cüzdanını unuttuğunu, güvenlik kamerası kayıtlarından cüzdanın davalı şirkette güvenlik görevlisi olarak çalışan davalı İ... tarafından alındığının tespit edildiğini, zararının giderilmediğini belirterek cüzdanının içinde bulunan paralar (550 TL ve 450 Euro) ve çek (958 TL bedelli) ile yeni nüfus cüzdanı ve sürücü belgesi çıkarılması için yaptığı masraflar (200 TL) karşılığı maddi tazminat ve maruz kaldığı muamele nedeniyle uğradığı ruhi sarsıntı sebebi ile 2.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
...19. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/1408-2011/761 sayılı kararında; “…sanığın olay tarihinde ...mağazasında güvenlik şefi olarak çalıştığı, alış veriş için gelen katılanın hesap ödeme sırasında kasada cüzdanını unuttuğu cüzdanı bulan sanığın, cüzdanı iade etmeyerek sahiplendiği, CD kaydının incelenmesinde de cüzdanın sanık tarafından alındığının tespit edildiği her ne kadar sanık hakkında hırsızlık suçundan kamu davası açılmış ise de, hırsızlık suçunun yasal unsurlarının olayda gerçekleşmediği, sanığın mağazada unutulan cüzdanı alıp üzerinde tasarrufta bulunmak suretiyle suçu işlediği anlaşılmakla cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir” denilmek suretiyle davalı İ...’ın kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinden tasarrufta bulunduğundan bahisle TCK'nın 160/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin kesinleşen bu mahkumiyet kararındaki oluş ve kabul konusunda Yerel Mahkeme ile Özel Daire arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davacının olay nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararının giderilmesini istediği bu davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi mi yoksa genel mahkemeler mi olduğu konusundadır.
Uyuşmazlık odaklı olarak, özel görevli mahkeme olarak “Tüketici Mahkemeleri”nin görev alanı üzerinde durmak gerekir. 
Toplumdaki değişmelere bağlı olarak ülkemizde tüketiciler ile satıcılar arasında çıkan uyuşmazlıkların giderek artması, uyuşmazlıkların çözümünün ise uzmanlık gerektirmesi dikkate alınarak özel nitelikte Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (4077sayılı TKHK) çıkarılmış, Kanun’un uygulanmasından doğan ihtilaflara bakmak üzere de Tüketici Mahkemeleri (4077 s. K. m. 23) ihdas edilmiştir.
Tüketici mahkemelerinin görevleri, Kanun’da; “Bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır” denilmek suretiyle belirlenmiştir (4077 s. TKHK m. 23/1). Maddede, açıkça “bu kanun…” tabiri kullanıldığına göre, TKHK’nin kapsamının ne olduğunu belirlemek gerekir. 4077 s. TKHK’nin kapsamı aynı Kanun’un 2. maddesinde gösterilmiş olup, “Bu Kanun, 1. maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” denilmek suretiyle 1. maddeye yollama yapılmıştır. Kanun’un 1. maddesinde belirtilen amaçlar ise; “kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemek” olarak belirlenmiştir.
Öte yandan, Kanun’un kapsamı belirlenirken “her türlü tüketici işleminden” bahsedilmiş olup, “tüketici işlemi”nin ne olduğu da “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde açıklanmıştır. Buna göre; tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi ifade etmektedir (4077s. TKHK m. 3/h).
Kanun’da tüketici ile satıcı - sağlayıcı arasındaki “her türlü hukukî işlem” denildiğine göre, hukuki işlem 4077 s. Kanun’da düzenlenen bir sözleşme türü olmasa ve hatta sözleşme olarak ortaya çıkmış bir hukukî işlem olmasa dahi tüketici işlemi olarak nitelendirilebilecek ve böylece TKHK kapsamında kalacak, dolayısıyla bu tür işlemlerden kaynaklanan davalar Tüketici Mahkemeleri’nin görev alanında kabul edilecektir (BULUT, Uğur: Sözleşme Görüşmelerinden Doğan Sorumlulukta Tüketici Mahkemelerinin Görevine İlişkin Bir Yargıtay Kararı İncelemesi”, Ankara Barosu Dergisi, Y. 70, S. 2012/2, s. 336-337).
Kanun’daki; tüketici (bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi), satıcı (kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişiler), sağlayıcı (kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye hizmet sunan gerçek veya tüzel kişi) kavramları dikkate alındığında (4077 s. TKHK m. 3/e,f ve g) somut olayda taraflardan birinin tüketici olduğu konusunda (4077 s. TKHK m. 2) duraksama bulunmadığına göre, görevli mahkemenin de Tüketici Mahkemesi olması gerekir.

Bizi sosyal medyadan izleyin!